Ya Nasip ! – 1 -
Niye mi başlık böyle anlatacam merak etmeyin,
Bu şehirden gitme zamanı geldi demiştim ya başladık hazırlanmaya, eşyaları patronun evine atıp birkaç ay kira derdinden kurtulduktan sonra istanbula haftada bir gidip ev bakacaktım plan buydu işte.
Eşyaları hazırladım taşınacak duruma geldi aksamda arabayı ayarladık başladık evi boşaltmaya kim kim mi? Bizim elemanlar işte :
Selim, Çağlar, Emrah, Levent, Cengizhan, Murat birde ben önce arabaya ardında da patronun evine bizim evden indirmek kolay olduda patronun evine eşyaları çıkarmak baya zorladı bizi. Merdivenlerin dik olmas,ı asansörün olmaması,havanın sıcak olması ayrıca birazda yorgunluk bizleri gerçekten çok yordu.
Bana evi taşımamda yardım eden can dostlarıma teşekkürler.
Burdan şu anda evliler kervanına katılan Selime, Yine kim bilir hangi kızın gönlünü çalan Cengizhana, Araba alma sevdasına takılmıs olan Leventime, İstanbulda yerleşme telaşına koyulmuş olan Emrahıma, yeni evinin bitmesini bekleyen ve ayrıca bekleyen deyince aklıma geldi “kim kaldı eskilerden bi Tüpraş kaldı bide Çağlar” Çağlarıma, Muratıma da selamlar.
Neyse evi taşıdık işte kapıyı da kapattık. Artık benim bir evim olmadıgı düşüncesi tamamen oturdu içime. Ama planlarım bu kadar değildi o güne dair evi taşıyıp ardında o gece otobüsle memlekete geçmeyi planlıyordum.Zira kardeşimin mezuniyet töreni için ailemle beraber Trabzona gidecektik. Planladığım gibide oldu. Arkadaşlarında yardımıyla 21:30 gibi bi telaş taşıdık evi bitti. Ardında çağlarlara geçip hızlı bi yemek ve duş ardından Selim beni 11 de otogara getirdi.peronda bekleyen ilk arabaya yöneldim. Nafile o araba çorum arabasıymış hemen benim simsarı-metin abi- buldum oda arabanın çıktıgını ama bir dakika beklememi söledi beni o çorum arabasına bindirip ilk benzinlikte merzifon arabasına yetiştirdi. Burdan saygıdeğer simsarım metin abimede selamlar, gerçi metin abi bu yazıyı büyük ihtimal görmez ama biz saygıyı eksik etmeyelim. O kadar yorgunlugun üzerine otobüste yol boyunca hiçbir molada uyanmadan uyumusum. Merzifona gelince muavin uyandırdı. Yanımdaki amcanın şaşkın ve bir o kadar da ilginç cümleleri geldi o sırada.” Ne uyudun be oğlum, bütün yolu uyuyarak geldin” sözleriyle gülümsedim ve eve dogru yürümeye basladım normalde garajda iner ve babamı arardım ama bu sefer eve yakın bir yerde inip süpriz yapmaya karar vermiştim. Eve kadar yürüdüm sırt çantamla.. Zile bastıgımda annem şaşkın ve bi o kadarda gülümseyen gözlerle camdan uzandı ve kapıyı actı.
Güzel bir kahvaltı ve günlük olaylardan konusurak o sabahı gecirdik ardından hasta olan (kalın bağırsak kanseri) dedemi ziyarete gittik.Dedemin durumu çok iyi değildi. Beni tanıyamamıstı. Biraz yanında kaldıktan sonra dükkana amcamları ziyarete ordanda bahçeye kiraz toplamaya gittim. Babamla beraber 3 koli kiraz topladık Trabzona götürmek üzere. Dedemin durumunun kritik olması üzerine hepberaber Annemin çok istemesine rağmen kardeşimin törenine gelmemesine karar verdik Trabzona gitmek üzere babamla cuma namazdan sonra 14:00 de yola cıktık babamla yol boyunca rahat bi yolculuk gecirdik bu arada hükümetimize Karadeniz otoyolu için sonsuz tesekkürler. Şöför olarak bu yolculuk uzun yol tecrübe bi yenisini daha kattı. Türkiyenin en büyük tünelinden geçtik.Tünelden gecerken tünel içinde radyodan otomatik olarak tünel hakkında bilgi ve tünel geçişi sırasında bize uymamız gereken kuralları anlatan bir anonsla karsılastık,Baya ilgincti dogrusu yol boyunca otoyolun güzel olması birde babamın arabanın güzelliğinden
2 defa radara yakalandık ama şansa o sırada polis memuru diğer sürücülere ceza yazıyordu bizi görmedi. Aksam 20.00 sıralarında Trabzona geldik.Kardeşimide aldıktan sonra Tuncayın evin yolunu tuttuk. Bu Trabzona ilk gelişim değildi.
Tuncayın ev arkadaslarıyla sohbete başladık çocuklar çok sıcak karşıladı bizi Burak, Hüseyin, Aydınla yolculuk ve akşamki maç hakkında konustuk. Buragın ablası Burcuyla tanıstık Burcu meslektaş çıktı bizim hani yatan öğretmenler varya
onlardanmıs Rehber öğretmen; biraz kızdırık onu hep beraber yata yata para kazan felan diye. Sofra kuruldu yemekleri yedik evden annemin hazırladıgı zeytinyaglı dolma,haşhaşlı çörek hakkında özellikle haşhaş hakkında bi sohbet geçti.
Yemekten sonra maç başladı ve o heyecanlı maçın 90 dk sını izledik babam uzatmalara dayanamadı. Tuncayın odasına uykuya daldı. Bizim 120+2 de semihin golüyle bagrışmalarımıza uyanıp geldi yanımıza. Dışarıda Trabzonda silah ve horon sesleriyle ortalık bi hareketlendi
devamı yarın…
Popularity: 18% [?]



Yorumlar
Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!